|
SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNDE OZON UYGULAMALARI
Yaşadığımız bu zamanda gıda maddesinin besin
içeriğinin (protein, yağ, karbonhidrat,
vitamin ve mineral maddeleri) dengeli ve en
uygun oranda içermesi arzu edilmektedir. Bu
duruma cevap veren en önemli gıda maddesi
ise su ürünleri yani balıklardır. Eşsiz bir
protein kaynağına sahip olan balıkta
yaklaşık %17-21 oranında protein
bulunmaktadır.
Kolay sindirilebilme, aminoasit içeriğinin
en uygun oranda bulunması, vitamin ve
mineral madde içeriğinin zenginliği gibi
faktörlerden dolayı, balık yağının beslenme
fizyolojisi yönünden önemi, balık etini
yüksek değerli gıda yapmaktadır.
Balıkta bulunan yağlar doymuş ve doymamış
yağ asitlerinden kurulu olup, linoleik ve
linolenikasit gibi esansiyel yağ asitleri
yönünden de oldukça zengindir. Ayrıca balık
yağı çoklu doymamış yağ asitlerinden Omega-3
ve Omega-6 gibi yağ asitlerini de fazla
miktarlarda içermektedir. Balık ve balık
yağının doymamış yağ asitlerini içermesi
beslenme fizyolojisi yönünden olumlu bir
özellik olarak karşımıza çıkar. Balık yağı;
yağda eriyen A ve D gibi vitaminler yönünden
de oldukça zengindir. Balık kas ve
karaciğeri A, B, B1(tiamin), B2(riboflavin),
nikotinikasit, B6(pridoksin),
pantotenikasit, B12(kobalamin) ve D
vitaminleri için önemli bir kaynaktır.
Bunlardan başka balık etinde yüksek miktarda
sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum, iyot
ve fosfor bulunmaktadır. Bu minerallerden
özellikle Ca ve Mg, kemik ve dişlerin
gelişiminde önemli rol oynadıklarından bebek
ve çocukların balık yemesi oldukça önem arz
etmektedir. Ayrıca su ürünleri iyot yönünden
zengin olduğundan, iyot noksanlığının neden
olduğu guatr hastalığının tedavisinde de
balık tüketimi önerilir.(1)
Balığın besin değerleri beslenmemiz
açısından önemli bir besin kaynağıdır ancak
hijyeni tam olarak sağlanmalıdır. Bu noktada
ozonlama teknikleri bize yardımcı
olacaktır.
Balık etleri balığın avlandığı andan
itibaren tüketilinceye kadar geçen sürede
bir sıra kimyasal ve fiziksel değişikliklere
uğrar. Bu değişikliklere neden olan etken
balık eti dokusunda bulunan enzimlerle,
mikroorganizmalardır. Balık etindeki
enzimler daha ziyade rigormortis ve rigor
sonrası değişikliklerle ilgilidir.
Mikroorganizmalar ise kokuşma olaylarının
etmenleridir.
Su
ürünleri işletmelerinde ürünlerin
depolanması ve nakliyesi sırasında
kullanılan buzun ozonlanması, işletmelerde
ekipmanların dezenfeksiyonu, taşıma
araçlarının ve ekipmanlarının ozon içeren su
ile yıkanması gibi ozon uygulamaları
bulunmaktadır. Ozonun balıkların birkaç
günlük soğuk depolama süresinde yüzey
kontaminantlarını azalttığı, ayrıca
trimetilamin oluşumunu azaltarak, balığın
duyusal kalitesini arttırdığı saptanmıştır.
Soğuk tütsülenen balıklardaki ozonlama
işleminin, Listeria monocytogenes sayısını
etkili bir şekilde düşürdüğünü
saptamışlardır.(2)
Yapılan bazı çalışmalarda ozonun özellikle
suda hazırlanmış formlarının daha etkili
olduğu belirlenmiştir. Taze uskumrunun
belirli % de oranıyla hazırlanmış NaCl ve
belirli düzeyde ozon içeren solüsyonla
muamele edilmesi durumunda toplam canlı
sayısında logaritmik bir azalma olduğu (3),
dondurulmuş balık ürünlerinde ozonun destile
su ve NaCl içeren solüsyonun Vibrio cholera,
E.Coli, S. typhimirium V. parahaemolyticus
ve S. aureus gibi mikroorganizmaları
inaktive ettiğini belirlemiştir.
BALIĞIN İŞLENME BASAMAKLARINDA
OZON KULLANIMI
1- YETİŞTİRİCİLİK
Su
ürünlerinde ürün sağlama yolu yetiştirme
ve/veya avcılık olduğuna göre ürünlerin
yetiştirilme ortamlarında ürünleri olumsuz
etkileyen mikroorganizmalar ( sudan taşınan,
çevresel etkilerle ortaya çıkan patojenler)
ürünün gelişimini geciktirmekte sakatlık,
hastalık ve ölümlere yol açabilmektedir.
Çoğu zaman kullanılan aşı ve antibiyotikler
ve ilaçlar sonuç olarak ürün kalitesini
etkilemekte ve yüksek maliyetlerin yanı sıra
üreticiyi sürekli tehdit ve tedirgin
etmektedir. Yetiştirme havuzlarında
kullanılacak ozon ile sudaki patojenlerin
yok veya minimize edilmesi ürün üzerindeki
riskleri de minimize edecektir.
2-HAMMADDE GİRİŞİ
Canlı taşımacılıkta taşıma tanklarındaki
oksijen miktarındaki düşüş; hastalanmış
ürünlerin sağlam ürünlerle yakın ve yoğun
teması bu patojenlerin bulaşma ve yayılma
riskini de beraberinde getirecektir. Canlı
olmayan taşımada ise yine aynı şekilde ve
sebeplerle kontaminasyon arttığından
soğutulmuş ve/veya dondurulmuş ürünlerde
dahi bazı patojenlere rastlanılmaktadır.
-Su dolu
tank içerisinde canlı olarak;
Canlı ürün sevkıyatında taşıma tanklarındaki
suyun ozonlanması hem oksijen miktarını
maksimum seviyede tutacak hem de sudaki
patojenlerin inaktive edeceğinden bu
süreçteki sorunların önüne geçecektir.
Balığın işletmeye getirildiği tankın
temizlenmesinde ve tank içine doldurulacak
olan suyun ozonlanmış olması, canlı balık ve
hammadde kabul noktasında uygulanan kalite
kriterleri için de olumlu sonuçlar
oluşturduğu bilinmektedir.
-Kasalarda buzlanmış olarak (bütün)
Canlı olmayan ürünlerin ozonlu suyla
yıkanarak ve ozonlanmış suyun donmasıyla
elde edilmiş buzla taşınmasında önemli
oranda ürün korunmuş olacak, ciddi bir
avantaj elde edilecektir.
Hammadde kabul aşamasında kasalar içinde
steril olmayan buz kullanılması temiz olduğu
düşünülen ürün için ciddi bir kontaminasyon
noktası oluşturmaktadır.(avlanma, nakil ve
işleme sırasında mikroorganizmalarla kontaminasyon
oluşur.) Nitekim bilinen bir gerçek olan
balık canlı iken sterildir kavramı, uygun
taşıma ve taşımaya yardımcı etkenlerin (su,
buz, taşıma platformu vb.) olmadığı
aşamalarda ürünün steril olmasını tehlikeye
atmaktadır.
-Kasalarda temizlenmiş ve buzlanmış
olarak
Yukarıda da belirttiğimiz gibi kullanılan
malzemelerin steril olması önemlidir.
-Bidonlarda temizlenmiş, yıkanmış
ve tuzlanmış olarak
Ürünün işlemeye alınma aşamasında yıkanması,
hazırlık aşamasında yıkanması, salamura da
kullanılan suyun dezenfekte edilmiş olması
kalite yönünden çok önemlidir. Kaliteyi
yakalayabilmemiz açısından ozonlanmış su
kullanılması faydalı olacaktır.
3- İŞLEME VE İŞLEME ALANLARI (İŞLETME)
-Bütün
balığın temizlenmesi ve iç organlarının
alınması
-Tuzlanmış
balığın temizlenmesi
-Tuzlanmış
balığın yıkanması
İşlemeye başlangıç aşamalarındaki kesim ve
temizleme süreçlerinde kullanılan suyun
mikrobiyolojik açıdan temiz ve dezenfekte
edici olması gerekmektedir. Temizlenme
sonunda bu ürünlerin bir kısmının(özellikle
dondurulmuş olan) rigor mortis dönemlerine
ulaşabilmeleri
için su
içerisinde şoklama işlemine tabi tutulması
sırasında, doku içerisinde bulunan kanın dış
ortama verilmesi ve ozmos olayları devam
etmektedir. Bu süreçte doku içerisine giren
ve
ortamda bulunan
suyun yüksek sterilizeye sahip olma ve
pestisit bırakmaması gerekmektedir, bunu da
ozonlanmış su ile sağlayabiliriz.
Doku içerisine işleyen suyun sterilizesi
çeşitli kimyasallarla sağlanması (klor,
hipoklorit vs.) üründe kullanılan dozaj
miktarına bağlı olarak zararlı etkileri
olmaktadır. Ozonun mikro flora üzerine
etkisi ve kimyasal kalıntı bırakmadan
ortamdan uzaklaşması bu proses aşamalarında
kullanımının uygunluğunu ortaya koymaktadır.
Bir
işleme alanı zemini, tavanı, duvarları,
çalışma-işleme masaları, kaplar, makine ve
bantlar, bıçaklar, temizleyici kaşıklar v.s
bir üründeki mikroorganizmayı diğerlerine
hızla taşımakta bunun yanı sıra üretim
telaşı içinde çalışanların ortamda
yarattıkları toz bile kontaminasyonun temel
artış nedenlerindendir. Bu alandaki
hareketliliği kısıtlamak mümkün olmadığı
için ortamda sürekli kullanılan ve var olan
fakat malzemeleri, ürünü ve çalışanları
olumsuz değil olumlu etkileyecek bir
sterilizan, dezenfektan, materyal kullanmak
akılcı olacaktır.
İşletmede
kullanılan suyun;
-mikrobiyel
açıdan temiz olması,
-kimyasal
açıdan değerlerinin standartlar
içerisinde
olması,
-ürün ve ortamda kalıntı bırakmayacak
nitelikte
olmalı,
-ürün ve insan sağlığını tehdit etmeyecek
aksine kalite
normlarını üst düzeylerde
tutacak
şekilde olmalıdır.
4- DEPOLAMA
(+4), (-5), (-15) gibi şoklama, dondurma,
saklama depolarında(odalarında),
maya-küf-mantar ve olası mikroorganizmalarla
mücadelede en etkin yöntem olarak ozon tüm
gelişmiş teknolojiler tarafından
benimsenmiştir.
5- PERSONEL
Pek
çok alanda olduğu gibi su ürünleri
işletmelerinde de personel vazgeçilmez
olduğu kadar ürün üzerine etki bırakan en
önemli taşıyıcıdır. İşletmeler en yüksek
hassasiyetle hazırlandığında (bone, önlük,
çizme, eldiven v.s ) bile canlı birer varlık
olarak ürün üzerine, nefes (bazen öksürük),
kıl, ölü deri, ter gibi neredeyse önü
alınamaz olumsuz katkı sağlarlar üstelik
hijyen toplum kurallarımız ve yaşam
standartlarımız içinde hak ettiği yeri
bulamamıştır.
Personel duş
odalarında, giyinme kabinlerinde, elbise ve
çizme depolarında, tuvalette, işleme alanına
giriş lavabo ve geçiş turnikelerinde suya
karıştırılmış ve/veya gaz halde ozon
uygulandığında tüm alınan olumsuzlukların
önüne geçildiği gibi personel üzerinde
olumlu etkiler bıraktığı hatta çok sayıda
rahatsızlıkları tedavi edici olduğu bilimsel
olarak kanıtlanmıştır. (Fungal hastalıklar,
deri lezyonları, herpes v.s)
6- AMBALAJLAMA VE SEVKİYAT (SON ÜRÜN)
Hijyeni bir
halkalar zinciri gibi düşünürsek ve son
halkada ambalajlama ve/veya sevkiyatta
zincirin kırılması sonucu olumsuz
etkileyecektir.
-
Ambalaj malzemelerinin
sterilizasyonu,
-
Ambalajlama sırasında sterilizasyon,
-
Modifiye hava sağlanması
-
Taşımacılıkta maalesef yalnızca soğuk
zincir düşünülmekte bu nedenle çoğu zaman
anlam verilemeyen sıkıntılar yaşanmaktadır.
Oysa söz konusu konteyner, vagon, frigorifik
kabinlerin ozonlu suyla temizlenmesi ve gaz
halde ozon
uygulanması
bu tür araçlardaki mevcut koku ve kalıntıyı
gidereceğinden ürünün hijyenden emin
bir şekilde teslimini mümkün kılacaktır.
BALIK ZEHİRLENMELERİ VE OZON
Balık zehirlenmeleri çiğ veya işlenmiş
balıkların tüketilmesiyle meydana gelen
farklı ekolojide intoksikasyonlar ve
toksienfeksiyonlardır. Bu nedenle balık
zehirlenmeleri başlıca iki grup altında
incelenir.(4)
1-
Bakteriyel enfeksiyon ve
intoksikasyonlardan ileri gelenler
a-Bakteriyel
enfeksiyonlar
-Salmonella
sp. zehirlenmeleri
Salmonella türleri doğal olarak balıklarda
nadir görülür. Balıkların işlenmesi
sırasında çevreden bulaşır ve çoğalma imkanı
bulur. Taze balıklarda salmonellara ve buna
bağlı salmonelloz vakalarının belirlenmesi
halinde özellikle balık hanelerin ve balık
eti işleyen tesislerin ciddi bir veteriner
kontrolüne tabi tutulması gerekir.
İşletmelerde kullanılacak suyun ozonlanmış
olması bu zehirlenmeyi
önleyecektir .
b-Bakteriyel
kökenli intoksikasyonlar
-Stafilokok zehirlenmeleri

Bu zehirlenmenin önlenmesi için; balıkların
tutulması işlenmesi ve hazırlanmasında
kapsamlı hijyen önemlerinin alınması
gerekir. Bu da ozonlama tekniklerinin
kullanılması demektir.
2-Toksinler tarafından oluşturulanlar
a-Fizyolojik
olarak deniz yaratıklarında
bulunan
toksit maddeler
b-Kommensallar ve parazitlerin
oluşturduğu
zehirli maddeler
c-Mikrobiyel parçalanma ürünlerinden
kaynaklanan zehirlenmeler
-Histamin
zehirlenmeleri
Histamin zehirlenmesine neden olan çok
çeşitli bakteri türleri mevcuttur. Bunlara
Proteus sp., Salmonella sp., Esherichia sp.,
Klepsiella sp., Shigella sp., Enterobacter
sp., Pseudomas sp., Clostridium sp.,
Lactobacillus sp. örnek verilebilir.
Histamin zehirlenmesi aşağıdaki tetbirlerin
alınması ile önlenebilir.
-Balıkların histamin
oluşturan bakterilerle kontaminasyonunun
önlenmesi amacı ile gerekli tetbirlerin
alınması; bunun için işletme suyunun
mikroorganizmalardan arındırılmış olması
bize yardımcı olacaktır.
İşletmelerde ozonlanmış su kullanımının
önemi bu noktada da karşımıza çıkmaktadır.
KAYNAKLAR:
1- Doç.
Dr. Taçnur BAYGAR “Agua Culture sayfa:21
Aralık 2004
2- Nachtman C,
Genetti A, “Foods their preservation by
combined use of refrigeration and ozone”
Ing. Aliment Converse Animal
(16/08/1992)
3- Chang S.O,
Chen H.C “ A Study on the sterilization
effect of ozone and its application form
arine food processing” Japanese Fish
Society, Taiwan, 14, 79 (1987)
4- Müh. Ozan
Emrah Üçüncü (Aqua Culture sayfa 14, Aralık
2004 |